25 Ocak 2021 Pazartesi

Kendini yönet, dünyayı yönetebilecek gücü bulacaksın

                    

Akranlarından, çevresinden, yakınlarından farklı olmak ya da farklı düşündüğünü hissederek kendini tam olarak bir yere ait hissedememek insanı tam olarak hangi tanıma sokar? Garip, sıra dışı, özel?.. Bunlar başkalarının bakış açısıyla şekillenir sanırım.

İnsanın kendini bulması ve tanımlaması kolay bir süreç değildir. Aslında bu tam olarak hiçbir zaman gerçekleşmez. Kendimizi tamamlayan parçaları buluruz ama hep bir şeyler eksik kalır. Önemli olan da bu yola girmek değil midir aslında? Kendimi tam olarak tanımıyorum ama bir şeyler keşfetmeye çalışıyorum kendim ve diğer başka şeyler üzerine. Kendimi bildim bileli de yapbozun doğru parçası hissetmedim, başta oraya aitmiş gibi gözüktüm ama aslında olmadığımı fark ettim zaman zaman. Düşüncelerim, bakış açım, hayat felsefem, amaçlarım, hayallerim, davranış tarzım, sözcüklerim bana kendimi farklı hissettirdi. Diğerleri dediğim bireylere baktığımda çoğunluk benimle aynı hareket etmiyordu çünkü. Farklı olmanın olumlu mu olumsuz mu olduğuna karar veremedim hiç. İşin aslı, çoğu zaman kendimde sorun bulmaya ve kendime yüklenmeye meyilli bir insan olarak "garip" olduğumu düşünüp durdum. Çoğu zaman böyle düşünüyorum ancak biraz daha düşünüyorum bu sıralar bunun üzerine. Belki farklı olmak insanı "özel" de kılabilir. Belki de çoğunluk değil tek bir birey haklı olabilir bazı konularda.

Kendime dair keşif sürecindeyim, bu hiçbir zaman tamamlanmayacak sonsuz bir yol. Sadece gerekli çabalar gösterildikçe sonsuzluğa da yaklaşmış olacağım zamanla, adım adım. Bu keşif süreci içerisinde bazı noktalar öğrendim ya da fark ettim kendim hakkında. Bunlardan biri de "iyilik" kavramı üzerine oldu. Bu kavramı tek boyutlu bir kelime değil, altında maddeler sıralanabilecek geniş bir konu olarak görüyorum. Birilerine iyi davranmayı, güzel bir iz bırakabilmeyi, kalbimi sıcacık hissettiren bir gülümsemeye sebep olmayı, yardım etmeyi, olumlu hissettiren tüm eylemleri gerçekleştirmeyi ne kadar çok sevdiğimi ve bunun hayatımda ne kadar büyük bir yeri olduğunu fark ettim keşif sürecim içerisinde. Dünyada hep bir iyilik kavramının var olduğunu, her insanın içinde farklı boyutlarda değişebilen bir iyilik duygusu olduğunu düşündüm hep. Sadece bir şeyleri inceledikçe, gözlemledikçe bazı noktaların ne kadar yanlış gittiğini hissetmeye başladım. Bunları fark etmek bir hüzün duygusu oluşturdu ama karamsarlığa kapılmak için yeterli olmadılar. Bir şeylerin değişmesi gerektiğini hissederek "değişim, dönüşüm" kavramlarına yer vermeye başladım hayatımda.


Bir değişim hareketini başlatmak ya da ona yön vermek için bireyin kendinde bir değişim oluşturması gerektiğine inanarak değişime kendimden başladım. Birkaç yıl önce dünyanın değişime ihtiyacı olduğunu ve bu değişimin de insanlar tarafından yapılabileceğini düşünerek kendime yöneldim. İçimde kötü bir niyet bulundurduğumu hissetmedim hiçbir zaman ama tam olarak doğru da hissedemedim kendimi iyi biri olarak tanımlayabilmek için. Mükemmel bir insan olamazdım ancak daha iyi bir insan olabilirdim zamanla. Bu düşünceyle birlikte araştırmaya yöneldim ve bakış açım biraz daha değişmeye başladı. Kitaplar, filmler yoluyla yepyeni hikayelere göz attım. Özellikle kitap okuma etkinliğine çok yöneldim. Tür ayırt etmeksizin her bir kitabın bana bir şeyler öğretebileceğini ve bakış açıma bir şeyler kazandıracağını düşünerek sayfalar arasında gezerken kendimi huzurlu hissettim. Her hikayede yeni bir karakterin, yeni bir bireyin gözünden bakıyordum dünyaya. Yaşamadıklarımı deneyimledim, başka türlü düşünmenin nasıl olduğunu gördüm. Böylece daha fazla olaya, kişilerin yaşamlarına, düşüncelerine girerek empati yetimin geliştiğini fark ettim zamanla. Diğer bireyleri daha iyi anlamaya ve onlara anlaşıldığını hissettirmeye başlıyordum. Alışık olmadığım inançlar ve inanç türleri, farklı görünüşler, sahip olmadığım fikirler bende olumlu ya da olumsuz bir etki bırakmamaya başladı. Sevgi duygusuna daha çok yaklaştım, insanları sevmek ve onları farklılıklarıyla kucaklamak benim için hiç de zor olmuyordu.

Şu anda kendimi arama yolculuğum ve değişim için yaptığım mücadeleler devam ediyor. Sadece bir süredir o eski heveslerimi, eski çabalarımı bulamıyorum. Sanki yaptığım her şey anlamsız kalıyor ya da bir boşlukta yaşamayı sürdürmeye çalışıyorum. İdeallerime hala sahibim fakat biraz güçsüz hissediyorum onlar için ya da bir şeylerin anlamını unutmuşum gibi. Ufaktan kendimi toparlamaya çalışarak o yolculuğa kaldığım yerden keyifle devam etmek istiyorum. Sözcüklerimi bir başkasına ulaştırıp etki edebilme ihtimalinin gücüne inanıyorum ve kelimeleri kendilerine sımsıkı sarılabileceğim bir yuva gibi hissediyorum. Bu yüzden çok uzun zamandır açmış olup ertelediğim bu blog işine küçük bir adımla girmeye çalıştım. Ne kadar başarılı olurum, sözcüklerim yeterince güçlü durur mu, başladığım bu yolda nasıl ilerlerim hiçbirini bilmiyorum. Sadece deniyorum bir şeyler.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder